Ana Sayfa         Hakkımızda        Takip et        Ara        İletişim

"Kurban olma ve mağduriyet kompleksi"

Andre İrfanoğlu

Paylaş

 

Takip et

 

Mağduriyet sık kullanılan bir kavram oldu son zamanlarda. Bunun köklerini, yansımalarını merak ettim, biraz okudum ve yazdım...

Önce gerçekten mağdur olanlardan söz edelim. Onlar için mağdur kompleksi tanımını kullanamayız. Gerçek mağdurların büyük kısmı, mağduriyetlerini çok yüksek sesle ifade etmezler. Her bağırış, acılarını depreştirir. O nedenle mağduriyetlerini çılgınca haykırmaktan kaçarlar. Gerçek mağdurlar, mağduriyetlerini tabi ki dile getirirler ama mağduriyetlerini kullanmazlar. Basit bir hak arayışıdır bu. Mağduriyetlerine yol açanlara kırgındırlar ancak savaş açmazlar.

Çinar Oskay'ın Hürriyet gazetesi için Zizek ile yaptığı röportajdan öğreniyoruz. Saraybosna kuşatma altındayken kabareler patlamış. Sırplar şehri kuşatmış, elektrik ve gaz sürekli kesiliyormuş. Çok garip bir şaka yaygınmış: “Auschwitz ile Saraybosna arasındaki fark nedir? Auschwitz’te en azından gaz hiç kesilmiyordu..”. Zizek, " Kadınlar açlıkta ölmek üzereyken bile sokağa çıkarken ruj sürdüler, bu kadar umutsuz bir durumda bile kurbanı oynamadılar" diyor...

Bir de hep mağdur olanlar vardır. Sürekli olarak haksızlığa uğradıklarından yakınırlar. Her zaman kurban rolündedirler. Çok manipülatif oldukları için inandırıcılıkları da yüksektir. Etkileyici mağdurdurlar. Onlara göre, herkes kendilerine karşıdır ve hep başkaları suçludur. Asla kendileri suçlu olamazlar, çünkü mağduriyetleri değişmez bir durumdur. Mağduriyetleri yüzünden insanlar onlara acır, kollarlar ve bundan yararlanırlar. Bunun keyfini çıkartırken, diğer taraftan başka insanları mağdur etmekten de çekinmezler. Acımasızlıkları, hep başkaları tarafından minimize edilir. Mağdur oldukları için hoş görülme oranları yüksektir.

İşte bunlar; "mağduriyet kompleks"i olarak adlandırılabilecek bir gruptur. Çünkü kompleksin farkında değillerdir, farkında olsalar bile, bunun lüksünden asla vazgeçmezler, çünkü bildikleri tek başa çıkma yöntemleri budur. Antisosyal kişilikler bu grup içinde sıktır.

Bir diğer mağdur grubu ise, "mağduriyet"in kurbanlarıdır. O nedenle mağduriyeti bir kompleks haline getirirler. Yetersizlik şemaları hakimdir. Hiçbir şeyi tam olarak yapacaklarına inanamazlar ve kendilerine inançları çok düşüktür. Söze ve eyleme mağduriyetten başlarlar, böylece yaşayacakları kırılganlıkları için hazır bahaneleri vardır. Yaşamlarını sürdürebilmek için acınma duygusuna ve acındırma eylemine gereksinim duyarlar.

Her kurban rolündeki, kurban olmadığı gibi; her mağdur da mağduriyeti kalkanını hak etmez...

  

 

Ana Sayfa         Hakkımızda        Takip et        Ara        İletişim

 
Tüm Hakları Saklıdır. www.ruhsalgazete.com 2017                 Tasarım ve Yazılım Bayram İLYASOĞLU