Ana Sayfa         Hakkımızda        Takip et        Ara        İletişim

"Bugün internette neler yapacaksınız evladım?"

Uz. Psk. Ceren Koç

Paylaş

 

Takip et

 

Geçmiş yıllarda aileler için çocuklarının güvenliğini sağlamak bugüne kıyasla daha kolaydı.

Çocuklara yapılan uyarılar; “Yabancı biri yiyecek ikram ederse kabul etme.”, “Okuldan çıktığında eve gel, yabancılarla konuşma.” ya da “Biz evde yokken kapı çalarsa kim olduğunu sormadan kapıyı açma” gibi cümlelerden oluşurdu.

Günümüzde teknolojinin hayatımızın neredeyse her alanına girmesiyle, ebeveynlerin çocuklarının güvenliği konusundaki endişeleri çok daha farklı alanlara kaydı.

Birçok yararının olmasının yanı sıra internet ortamı çocuklar ve gençler için oldukça tehlikeli bir ortam. Cinsel içerikli mesajlaşmalar ve sanal zorbalık, son yıllarda ciddi bir artış göstermekte.

İnternet ortamında çocuk ve gençler, kötü niyetli yabancılarla kolaylıkla karşılaşabiliyorlar. Ebeveynlerin çoğunluğu bilgisayar ve internet konusunda çocukları kadar bilgili değil ve çocuğunun internet ortamında neler yaptığından ya da nelerle karşılaştığından habersiz.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun 22 Ağustos 2013 yılında yayınladığı bültene göre 6-15 yaş grubundaki çocukların ortalama bilgisayar kullanmaya başlama yaşı 8, internet kullanmaya başlama yaşı ise 9. Örneklemi oluşturan 6-15 yaş arası çocukların %60,5’i bilgisayar, %50,8’i internet, %24,3’ü ise cep telefonu kullanıyor.

2007 yılından itibaren yapılan araştırmalar, 16-74 yaş arası bireylerde bilgisayar ve internet kullanımının hızla arttığını gösteriyor. 2013 yılının ilk üç ayında internet kullanan bireylerin ev ve işyeri dışında İnternete kablosuz olarak bağlanmak için %41,1’inin cep telefonu veya akıllı telefon kullanıldığı belirtiliyor.

İstatistiksel verilerin de gösterdiği bir gerçek var: internet kullanım yaşı gittikçe düşüyor. Sosyal medya kullanımı her geçen gün daha da yaygınlaşıyor.

Facebook’a üye olma yaşı yasal olarak 13 iken, birçok çocuğun çok daha erken yaşlarda Facebook’a üye olabildiğini görüyoruz.

Ödev yapma, farklı kültürler tanıma, bilgiye kolaylıkla erişebilme, videolar izleme, sosyalleşme gibi yararlarının yanı sıra, çocuklar ve gençler her gün sanal ortamda tehlikelerle de yüzleşiyor.

Peki ebeveynler ne yapmalı?

İlk düşülen hata interneti tamamen çocuklarının hayatından çıkarmaya çalışmak oluyor. Bunun mümkün olmadığı açık; hatta zararlı olabildiği araştırmalarla destekleniyor.

Ayrıca çocuklar ve gençler, internetin tamamen ellerinden alınması kaygısı ile karşılaştıkları tehlikeli bir durumu ebeveynleriyle paylaşmaya çekinebiliyorlar.

Öncelikle interneti, çocuk ve gençlerin yeni oyun ve sosyalleşme alanı gibi görmeye çalışmak gerekiyor. Utangaç bir genç kendini sanal ortamda daha iyi ifade edebiliyor, arkadaşlarıyla sohbet ediyor, onlarla farklı bir platformda sosyal bağ kuruyor. Parklarda oyun oynamak yerine arkadaşlarıyla internet ortamında oyun oynayabiliyor.

Çocuk ve gençleri internetin iyi olmayan yanlarından korumak için internete yabancı olmamak; sosyal medyada neler olduğunu anlamak ve takip etmek ya da çocuğun bilgisayarda/internette oynadığı oyun hakkında bilgi edinmek gerekiyor.

Bir başka yapılacak şey, güvenli internet kullanımını öğretmek; hangi bilgilerin internette açığa verilmesinin sakıncalı olduğunu öğretmek oldukça önemli.

Kendisini rahatsız eden bir yabancı ile karşılaştığında neler yapabileceği hakkında bilgilendirmek; örneğin Facebook’ta tanımadığı insanların arkadaşlık isteğini kabul etmemesini öğretmek, cinsel içerikli bir mesajlaşmanın ya da sanal zorbalığın önüne geçebilmek için bir adım olabilir.

Unutmayın! Herkes artık interneti arka cebinde taşıyor…

 

 

Ana Sayfa         Hakkımızda        Takip et        Ara        İletişim

 
Tüm Hakları Saklıdır. www.ruhsalgazete.com 2017                 Tasarım ve Yazılım Bayram İLYASOĞLU