Ana Sayfa         Hakkımızda        Takip et        Ara        İletişim

"Öfkenin köpüksüz hali"

Prof. Dr. Kültegin Ögel

Paylaş

 

Takip et

 

Öfkeden hep şikayet ederiz

Öfkemizin bizi hep zor durumlarda bıraktığına inanırız

Aslında bizi zor durumda bırakan öfkemiz değil, kontrol edemediğimiz öfkedir

Bize zarar veren öfke değil, kontrol edilemeyen öfkedir

Yani "kontrolsüz güç, güç değildir"...

Öfkesiz yaşasaydık ne olurdu?

Hırsımız olmazdı

Motivasyonumuz olmazdı

Bizi itecek güç bulamazdık

O nedenle görünen veya görünmeyen öfkeye teşekkür etmek lazım

Öfkemize hoş geldin demek en doğrusu

Ama öfkeyi eyleme dönüştürmeye gerek var mı?

Sorun öfkelenmek değil, öfkenin eyleme yani davranışa dönmesidir

Öfkenizi sevin, davranışa dönmesini önleyin

Bu noktada bir araştırma dikkati çekiyor

Araştırmada öfkeli olan ve olmayanlara tartışmalı bir konuda bilimsel verilerle bezenmiş güçlü ve sadece bazı fikirler içeren zayıf  metinler veriliyor ve seçmeleri isteniyor

Öfkeli olanlar hemen güçlü metinleri seçiyor, diğerleri her ikisini de eşit puanlıyor

Araştırmanın sonucu bize öfkenin analitik düşünceyi artırdığını gösteriyor

Bulgular öfkelendikçe kararsızlığın kaybolduğunu ve karar verme süresinin hızlandığını gösteriyor

Öte yandan öfkenin şiddeti arttıkça hatalı karar verme oranı da artıyor

Yani öfke arttıkça riskli karar veriyoruz

Miktarı kâfi öfke bizi eyleme geçiriyor

Köpüklü öfke ise hata payını artırıyor

Bu durumda kabahat öfkede değil, öfkenin miktarında

Bu durumda kabahat öfkede değil, öfkeyi kontrol edememekte...

Kaynak

Moons, W. G., & Mackie, D. M. (2007). Thinking straight while seeing red: The influence of anger on information processing. Personality and Social Psychology Bulletin, 30, 706-720.

 

 

Ana Sayfa         Hakkımızda        Takip et        Ara        İletişim

 
Tüm Hakları Saklıdır. www.ruhsalgazete.com 2017                 Tasarım ve Yazılım Bayram İLYASOĞLU