Ana Sayfa         Hakkımızda        Takip et        Ara        İletişim

"Panik atak mı, panik bozukluk mu? "

Uz. Psk. Alper Aksoy

Paylaş

 

Takip et

 

Panik atak tek başına bir hastalık değildir. Panik bozukluk panik atağın üzerine kurulu bir rahatsızlıktır. Kişi panik atağı bir ve birden fazla deneyimler ve panik atak yaşayabileceğine dair yoğun bir korku duyar.  Bir kez de panik atak yaşamış olsa, sürekli, aklında tekrar bu atağı yaşayacağı düşüncesi korkusu vardır. Kişi bu düşünceden kurtulmak  ve kendini rahatlatmak için kaçınma davranışları geliştirir. Bundan kurtulmak içinde kendi kendini rahatlatmak için ‘’ kaçınma’’ davranışları geliştirir. Dışarı çıkarken yanında biri olsun ister, çatansında ilaç, su taşımak gibi önlemler alır. Kapalı, havasız, kalabalık, ortamlardan uzaklaşmaya başlar, kötü haber, sohbet dinlemek istemez.

Onu korkutabilecek, heyecanlandıracak, tüm panik atağı çağrıştıran yerlerden uzaklaşır.  Bedensel tepkilerini durdurmaya yönelik önlemler alır. Böylece hayatını kısıtlar ve kendine olan güveni giderek azalır.

Panik bozuklukta yaşayan kişilerde olumsuz düşünce vardır. Her şey kötüye bağlanır ve karamsardırlar. Örneğin alışveriş merkezine gidersem, ayaklarım yerden kesiler, düşerim bayılırım gibi...

Panik bozukluk hastalarının, bu olumsuz düşünme kalıpları ve vücut belirtilerini yanlış yorumlamalar nedeniyle korkular başka yerler ve olaylara genellenir. Hasta birçok yerden kaçınmaya başlar.  Hastalığından dolayı günlük yaşamı giderek zorlaşan hastalarda karamsarlık, hastalıktan kurtulamayacağım düşüncesi,  mutsuzluk ve yalnızlaşma ortaya çıkar.

Panik bozukluk kişinin yaşam kalitesini bozan bir hastalıktır.  Ancak tedaviye de en çok yanıt veren hastalıklardan biridir. Tedavide ilaç tek başına yeterli değildir. Psikoterapiyle birlikte daha iyi sonuç vermektedir.

  

 

Ana Sayfa         Hakkımızda        Takip et        Ara        İletişim

 
Tüm Hakları Saklıdır. www.ruhsalgazete.com 2017                 Tasarım ve Yazılım Bayram İLYASOĞLU